Öztürkmen’den anız yangınlarına sert uyarı
Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, “Anız yakmak toprağı, doğayı ve insan hayatını yakmaktır” dedi.
Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, anız yakmanın çevre, insan sağlığı ve tarım üzerindeki etkilerine dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilcisi olan Öztürkmen, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaygın olan anız yakma alışkanlığının artık “ekolojik ve insani bir yıkım” haline geldiğini söyledi.“TOPRAĞIN VERİMLİLİĞİ YOK OLUYOR”Bilimsel verilerin anız yangınlarının ciddi sonuçlar doğurduğunu ortaya koyduğunu belirten Öztürkmen, toprağın organik yapısının zarar görmesi nedeniyle verimliliğin yüzde 30 oranında azaldığını ifade etti.Anız yakımının bir sonraki üretim döneminde yüzde 15 ila 20 arasında ürün kaybına yol açtığını kaydeden Öztürkmen, her 1 hektarlık anız yangınının atmosfere yaklaşık 1,5 ton karbon saldığını ve bunun da iklim krizini derinleştirdiğini dile getirdi.“HALK SAĞLIĞINI DA TEHDİT EDİYOR”Yangınlar sonucu ortaya çıkan PM10 ve PM2.5 partiküllerinin astım, KOAH ve kalp-damar hastalıkları açısından ciddi risk oluşturduğunu vurgulayan Öztürkmen, anız yakmanın yalnızca çevresel değil aynı zamanda halk sağlığı sorunu olduğunun altını çizdi.“SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM ŞART”Dünya genelinde milyonlarca hektar alanda uygulanan “işlemesiz tarım” modelinin önemine değinen Öztürkmen, doğrudan ekim yöntemleriyle hem maliyetlerin düşürülebileceğini hem de toprak neminin korunabileceğini söyledi.Bitki atıklarının biyogaz, organik gübre ve malçlama yöntemleriyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Öztürkmen, üreticilerin alternatif yöntemlere yönlendirilmesi çağrısında bulundu.ŞANLIURFA VALİLİĞİ’NE TEŞEKKÜRŞanlıurfa Valiliği ile Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün hasat sezonu öncesi yaptığı uyarıları önemli bulduklarını ifade eden Öztürkmen, yerel yönetimlerin denetimlerini artırmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.Öztürkmen açıklamasını, “Toprağı korumak, vatanı korumaktır” ve “Toprak bize atalarımızdan kalan bir miras değil, çocuklarımızdan ödünç aldığımız en değerli emanettir” sözleriyle tamamladı.



















