Şanlıurfa’da işkence iddiası! Barodan açıklama geldi!
Şanlıurfa Barosu, Siverek’te yaşanan işkence iddiasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Şanlıurfa Barosu Siverek ilçesinde gözaltında tutulduğu süre boyunca fiziki işkenceye, bedensel ve psikolojik müdahalelere maruz kaldığı tespit edilen T.K. isimli vatandaşın olayıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Söz konusu iddialarla ilgili kamu makamlarının ivedilikle açıklama yapması ve suçun aydınlatılması için süreç başlatılması talep edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:“Bugün Siverek’te, T.K. hakkında tutuklama kararı sonrası yakalanmış. Başvurucunun yakalanmasının ardından gözaltında tutulduğu süre boyunca fiziki işkenceye tabi tutulduğu, bedensel ve psikolojik zararlara yol açan müdahalelere maruz kaldığı tespit edilmiştir.İşkenceyi belgelemek isteyen meslektaşımız da darp edilmiştir. İşkence, hiçbir gerekçeyle meşru kılınamayacak, evrensel bir insan hakkı ihlali olup Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’nın teminat altına aldığı haklara aykırıdır. Ayrıca, avukatın görevini yerine getirirken fiziki şiddet ve engellemeye maruz kalması, hukuk sisteminin bağımsızlığını ve savunma hakkını hedef alan ciddi bir tehdittir.
İşkenceye karşı etkin bir soruşturma, yalnızca yasal bir yükümlülük değil, aynı zamanda devletin insan haklarına olan saygısını ve bu hakları koruma iradesini de gösterir. Kamu makamları, işkenceye karşı etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmezse, İşkenceyi teşvik etmiş olurlar ve bu da hukukun üstünlüğünü, adaleti ve demokratik değerleri zedeler. Bu bağlamda Siverek’te vuku bulan işkence suçu için kamu makamları ivedilikle açıklama yaparak, suçun aydınlatılması için süreç başlatmalıdır.Urfa Barosu İnsan Hakları Merkezi olarak, başvurucunun işkenceye uğramasını ve avukatın darp edilmesini şiddetle kınıyor, sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguluyoruz. İşkencenin açığa çıkarılması için suç duyurusunda bulunacağımızı duyuruyoruz.
Bu tür olayların bir daha yaşanmaması adına, insan hakları ihlalleriyle mücadele etmeye ve mağdurların haklarını savunmaya devam edeceğiz. Kamuoyunun, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konusunda duyarı olmasını ve bu tür olaylara karşı sesini yükseltmesini bekliyoruz.”



















